Serinlemek isterken felç olabilirsiniz

Koronavirüs salgınından vaka sayılarının azalması ile birlikte alınan önlemler ile normalleşme sürecine girildi.

1 Haziran'dan itibaren plaj ve yürüyüş yollarının normalleşme süreciyle tekrar kullanıma açılmasıyla birlikte Antalya Konyaaltı Sahili'ni kuş bakışı gören falezler, adrenalin tutkunu gençlerin yine atlama noktası oldu. Yaklaşık 40 metre yüksekten denize atlayan gençler, korku dolu anlar yaşatırken asıl tehlikeyi tekrar hatırlattı. Derinliği bilinmeyen sığ deniz ya da havuza balıklama atlayışlar her yıl çok sayıda boyun kırılmasıyla ‘Omurilik Felcine’ veya ölüm vakalarının yaşanmasına neden oluyor.

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınından vaka sayılarının azalması ile birlikte alınan önlemler ile normalleşme sürecine girildi. Havaların ısınması ile birlikte vatandaşların serinlemek için tercih ettiği plaj ve havuz gibi yerlerde 1 Haziran itibariyle hizmet vermeye başladı.  Bu alanların açılması ile birlikte havuzdan virüs bulaşır mı konusu gündeme gelirken geçtiğimiz günlerde Antalya'nın dünyaca ünlü Konyaaltı Sahilindeki 40 metrelik falezlerden atlayanlar asıl tehlikeyi tekrar hatırlattı.

Serinlemek İsterken Sağlığınızdan Olmayın

Sıcak yaz günlerinde serinlemek isterken sağlığınızdan olmayın uyarısında bulunan Romatem Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nurten Küçükçakır, “Derinliği bilinmeyen sulara balıklama dalmak, omurilik yaralanmalarında dördüncü sırada yer alıyor.  Aynı zamanda boğulmalarında  nedeni diyebiliriz. Atlayış sonrası boyun kırılması yaşanabilir kırılmaya bağlı olarak omuriliğin birden şişmesi sonucu yanında bulunan solunum merkezi olumsuz etkilenir. Bu durum boğulmaya ya da felç olma riskine sebebiyet verebilir. Uyarı levhalarını dikkate almalıyız. Su durumunu bilmediğimiz yerlere ise bu tarz aktiviteler yapmamalıyız.” ifadelerini kullandı.

Asla Pes Etmeyin

Küçükçakır sözlerine şöyle devam etti: “ Her yıl binlerce kişi sığ deniz ya da havuza yanlış atlama nedeniyle boyun kırılmasıyla omurilik felci geçiyor. Yaz aylarının gelmesiyle omurilik felci ve yaralanmalarına karşı toplumsal bir farkındalık oluşturmalıyız.   Kaza sonucu omurilik hasara uğradığından hareket kaybı yaşanabilir. Bu yüzden omurilik felci geçiren hastaların ilk 3 aylık tedavi dönemi çok önemli. Asla pes etmemeliler. Özellikle son dönemde ülkemizde de kullanılan yürüme robotuyla ve el-kol robotu ile yürüme fonksiyonunu kısmen ya da tamamen kaybetmiş hastalara yeniden yürüme yetisi kazandırılabiliyor. Bu süreç aynı zamanda vatandaşlara da umut oluyor. Her hastalığımızda olduğu gibi moral burada da en önemli noktayı oluşturuyor. “

Hibya Haber Ajansı

Okunma