Covid-19 anksiyete bozukluğunu arttırdı

Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Tuba Erdoğan konu hakkında bilgiler verdi.

Özellikle son dönemde kademeli normalleşme ile de belirgin hale gelen pandeminin yarattığı psikolojik etkiler hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Covid 19 salgınının gözle görülür sonuçlarına bakacak olursak en belirgin ve insanların psikolojik yakınmalarına neden olan durumun ölüm oranlarındaki yükseklik olduğunu görüyoruz. İnsanoğlunun anksiyetesini(endişesini) arttıran en önemli nedenin ölüm olduğunu biliyoruz. Bu varoluş kaygısı herbirimizde mevcut olan ancak hayatın seyrinde görmezden gelmeye çalıştığımız bir durumdur. Pandemi süreci ile de herbirimiz olumsuz olarak etkilendik. Kaygı hayatımızda belli sınırlar dahilinde normal hatta olması gereken güç olarak tanımlanırken, kişinin özellikle kaçınma davranışları gösterdiği ve zihinsel olarak felaket senaryoları ürettiği ciddi yeti kaybına yol açtığı durumlarda biz buna kabaca kaygı bozukluğu adını verebiliyoruz. Yalnızca kaygı bozukluğu değil aşırı titizlik obsesif kompulsif bozukluk korona paranoyası ve stres artışı ile tetiklenen psikiyatrik tablolar ortaya çıkabiliyor.  

Peki nedir anksiyete nasıl anlaşılır tedavisi nasıldır? 

Endişe kaygı evham gibi isimlerle de tanımlanan anksiyete aslında insan ve diğer canlılarda tehlike anında otomatik olarak devreye giren bir çeşit savunma mekanizmasıdır. Bu da tehlike anında savaş veya kaç programımızın bir sonucudur. Ortamda tehlike arz eden bir durum varsa örneğin saldırgan bir hayvan karşısında canlıların yaşadığı durum anksiyetedir. Böyle bir tabloda sempatik sinir sistemimiz devreye girer. Kan basıncımız artar, nefes alışımız hızlanır ve göz bebekleri büyür. Anksiyete bozukluğunda ise bu mekanizmanın devreye girmesine neden olmayacak durumların kişinin genel anlamda düşünce çarpıtmaları ile tehlike olarak tanımlaması ya da basit bir olayla veya hiçbir neden yok iken kendi kendine tetiklenmesi ile oluşur. Tanı noktasında en büyük hatanın google doktoru olmak olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda diğer hastalıklarda olduğu gibi bir hekime başvurmak en mantıklı çözüm olacaktır. Psikiyatrik muayene ile tanı kolayca konulabilmektedir. Tedavisinde ise gerek antidepresan ve diğer psikiyatrik ilaçlar, gerekse psikoterapi uygulamaları ile başarılı sonuçlar elde edildiğini tecrübe ediyoruz. Aslında hastaların geri dönüşleri keşke daha önce gelseydim şekilde oluyor çünkü başarı oranları azımsanmayacak düzeyde olduğunu görüyoruz. Tabi bu hasta özelinde yorumlanması gereken bir durum. 

 

Koronavirüs salgınının fiziksel etkileri hafiflediğinde psikolojik olarak insanlar üzerindeki etkileri neler olacak? 

Koronavirüs sonrası koronafobi denilen bir kavramın ortaya çıktığı söylenebilir. Kişinin ortada korkacak bir nesne veya durum olmasa bile orantısız bir biçimde korku hissetmesi ve kaçınma davranışında bulunması genellikle fobi olarak tanımlanır. Ayrıca deprem doğal afet veya bir travma sonrası kişide travma sonrası stres bozukluğu gibi psikiyatrik bozuklukların ortaya çıkabileceğini biliyoruz. Yine benzer şekilde tekrar olma kaygısı, aşırı hijyen, temizlik gibi belirtilerle obsesif kompulsif bozuklukların şiddetlenmesi veya ortaya çıkması muhtemel gözükmektedir. Bu denli uzun süreli ve pandemi olarak adlandırılmış bir hastalığın yıkımları da düşünüldüğünde psikolojik etkilenmenin olması da kaçınılmaz olacaktır. 

Hibya Haber Ajansı

Okunma